Merkez Bankası faiz kararı açıklandı! Şubat 2023 Merkez Bankası sonrası döviz kurları ve altın ne oldu?
SON DAKİKA HABERİ: Merkez Bankası şubat ayı faiz kararını açıkladı. Para Politikası Kurulu, politika faizini 50 baz puan düşürerek yüzde 8,5'e çekti. Ekonomistlerin çoğu, TCMB'nin faizi indirmesini bekliyordu. Merkez'in açıklamasında depreme yönelik "Depremin yakın vadede ekonomik aktiviteyi etkilemesi beklenmekle birlikte orta vadede kalıcı etkide bulunmayacağı öngörülmektedir." denildi.
Son dakika haberleri...Yılın 2. Merkez Bankası faiz kararı bugün açıklandı. Merkez Bankası 2022 yılının son aylarında üst üste yaptığı faiz indirimleri sonrası faizi tek haneye çekmişti. İşte para piyasalarına yön veren Merkez Bankası faiz kararı toplantısı ile ilgili tüm detaylar...
Merkez Bankası faiz kararı ne oldu, açıklandı mı?
Merkez Bankası toplantısı sonrası piyasalara ne mesaj verildi?
Döviz kurları ve altın fiyatları başta olmak üzere piyasaların ilk tepkisi ne oldu?
SON DAKİKA: MERKEZ BANKASI FAİZ KARARI AÇIKLANDI
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası(TCMB), haftalık gösterge repo faizinde indirime gitti. TCMB Para Politikası Kurulu(PPK) toplantısının ardından yapılan açıklamaya göre, haftalık repo faizi yüzde 9,00'dan yüzde 8,50'ye çekildi.
Merkez Bankası önceki iki toplantısında faizde bir değişikliğe gitmemişti. TCMB'nin bir sonraki toplantısı 23 Mart'ta gerçekleştirilecek.
MERKEZ BANKASI FAİZ KARARI SONRASI DÖVİZ KURLARI VE ALTIN NE OLDU?
Merkez Bankası faizi yüzde 8,5 düzeyine çekti. Merkez Bankası faiz karar metninde 'Depremin kalıcı bir etkide bulunmayacağını vurguladı. Peki piyasaların ilk tepkisi ne oldu?
Merkez Bankası faiz kararı sonrası dolar kuru, 18,87 TL düzeyinde euro kuru ise 19,99 TL seviyesinde sakin pozisyonunu korudu.
Benzer bir görüntü de altın fiyatları için söz konusu oldu. Gram altın 1.107 TL düzeyinde yatay seyretti.
MERKEZ BANKASI TOPLANTISI SONRA FAİZ KARARI METNİ YAYIMLANDI
Merkez Bankası toplantısı sonrası para piyasalarına yön verecek faiz kararı metni yayımlandı. Karar metninde şu ifadelere yer verildi:
"GELİŞMİŞ ÜLKELERDE RESESYON ENDİŞELERİ SÜRMEKTEDİR"
Yakın dönemde iktisadi faaliyete ilişkin açıklanan veriler tahmin edilenden daha olumlu seviyelerde gerçekleşmesine rağmen, jeopolitik risklerin ve faiz artışlarının da etkisi ile gelişmiş ülke ekonomilerinde resesyon endişeleri sürmektedir. Türkiye'nin geliştirdiği stratejik nitelikte çözüm araçları sayesinde temel gıda başta olmak üzere bazı sektörlerdeki arz kısıtlarının olumsuz etkileri azaltılmış olsa da uluslararası ölçekte üretici ve tüketici enflasyonu yüksek seviyelerini sürdürmektedir.
"MERKEZ BANKALARININ POLİTİKALARINDA AYRIŞMA VAR"
Yüksek küresel enflasyonun, enflasyon beklentileri ve uluslararası finansal piyasalar üzerindeki etkileri yakından izlenmektedir. Ülkeler arasında farklılaşan iktisadi görünüme bağlı olarak gelişmiş ülke merkez bankalarının para politikası adım ve iletişimlerindeki ayrışma devam etmektedir.
"DÜNYADA FAİZ ARTIRIM DÖNGÜLERİ YAKINDA SONA ERECEK"
Finansal piyasalarda artan belirsizliklere yönelik merkez bankaları tarafından geliştirilen yeni destekleyici uygulama ve araçlarla çözüm üretme gayretlerinin sürdüğü gözlenmektedir. Ayrıca finansal piyasalar, durgunluk risklerine karşı faiz artışı yapan merkez bankalarının faiz artırım döngülerini yakında sonlandıracağını beklentilerine yansıtmaktadır.
MERKEZ BANKASI ASRIN FELAKETİ KAHRAMANMARAŞ DEPREMİNE DİKKAT ÇEKTİ
Asrın felaketi öncesindeki öncü göstergeler 2023 yılının ilk çeyreğinde iç talebin dış talebe kıyasla daha canlı olduğuna ve büyüme eğiliminde artışa işaret etmekteydi. Depremin üretim, tüketim, istihdam ve beklentiler üzerindeki etkileri kapsamlı bir şekilde değerlendirilmektedir.
Depremin yakın vadede ekonomik aktiviteyi etkilemesi beklenmekle birlikte orta vadede Türkiye ekonomisinin performansı üzerinde kalıcı bir etkide bulunmayacağı öngörülmektedir. Büyümenin kompozisyonunda sürdürülebilir bileşenlerin payı artarken, turizmin cari işlemler dengesine beklentileri aşan güçlü katkısı yılın tüm aylarına yayılarak devam etmektedir. Bunun yanında, iç tüketim talebi, enerji fiyatlarındaki yüksek seviye ve ana ihracat pazarlarındaki zayıf iktisadi faaliyet cari denge üzerindeki riskleri canlı tutmaktadır.